Rayların Arasında Saklananlar: Çocukluk Tramvaylarımızı Neden Fark Etmeliyiz?

 Hepimizin zihninde, sadece bizim bildiğimiz, nostaljiyle karışık bir burukluk taşıyan o raylar vardır.

Çocukluk tramvayları... Hayır, eski İstanbul’un o nostaljik vagonlarından bahsetmiyorum. Zihnimizin arka bahçesinde, hiç durmadan çalışan, bazen raydan taşan, bazen de en beklenmedik anlarda fren sesiyle bizi irkilten o görünmez duygusal vagonlardan bahsediyorum.

Çoğumuz yetişkinliğe adım atarken o tramvayları unutmaya çalışırız. Ancak onlar, sandığınızdan çok daha fazla yük taşıyorlar.

O Vagonlarda Ne Var?

Çocukluk tramvayları, aslında o yaşlarda "büyük" olan ancak mantığımızın tam olarak oturtamadığı olaylardır.

 Yanlış Anlaşılmış Bir Sessizlik: Belki bir akşam yemeğinde sofradaki o buz gibi sessizlik... Çocuktunuz, bir şeylerin ters gittiğini biliyordunuz ama ne olduğunu anlamlandıramadınız. İşte o sessizlik, o tramvayın en ağır yükü oldu.

 Tamamlanmamış Bir Oyun: Bir arkadaşınızın sizi aniden oyundan dışlaması ya da bir hayal kırıklığı... O an "önemsiz" gibi görünen ama aslında özgüveninizin temeline atılan o küçük çentikler.

 Kelimelere Dökülemeyen İhtiyaçlar: "Ben buradayım, beni gör" demek isteyip de, bir yetişkinin meşguliyeti yüzünden o tramvay durağında bekletilmek.

Neden Hala O Rayların Üzerindeyiz?

Birçok insan, yetişkinlikte yaşadığı tekrarlayan sorunların nedenini dış dünyada arar: "Neden hep aynı tip insanlara denk geliyorum?", "Neden başarıya yaklaştığımda bir adım geri çekiliyorum?"

Cevap, o tramvay vagonlarında saklı. Çünkü biz, çocukluktaki o duygusal rayların bizi götürdüğü yere gitmeye alışkınız. Eğer çocukluğunuzun tramvayı "yetersizlik" durağından geçiyorsa, yetişkinliğinizde de başarıyı yakaladığınızda o istasyona geri dönmek isteyeceksiniz. Bu, beynimizin bildiği tek rota çünkü.

Kendi Hattınızı Yeniden Tasarlayın

Güzel haber şu: Siz sadece o tramvayın yolcusu değilsiniz; aynı zamanda makinistisiniz.

Bunu değiştirmek için şu üç soruyu kendinize sormaya ne dersiniz?

1. Hangi duygum, aslında benim değil de o tramvaydan kalma? (Örneğin; sürekli bir şeyleri kanıtlama çabası aslında o küçük çocuğun onay arayışı olabilir mi?)

2. Eğer bugün o tramvaydan inip başka bir yöne gitseydim, neyi farklı yapardım?

3. Kendime o çocukluktaki "ben"e veremediğim desteği, bugün nasıl verebilirim?

Yazının Sonuna Değil, Yeni Bir Yola...

Geçmiş, değiştiremeyeceğimiz bir istasyon. Ancak bugün, o rayları nereye bağlayacağınız tamamen sizin kaleminizde. Belki de şimdi, o eski tramvaydan inip, kendi özgür rotanızı çizme vaktidir.

Sizce, çocukluğunuzun en belirgin "tramvay durağı" hangisiydi?

Bu sorunun cevabını bulduğunuzda, aslında şu an hayatınızda tıkanmış hissettiğiniz o alanın anahtarını da elinizde tutuyor olacaksınız. İçinizdeki o küçük yolcunun, artık duraklarda beklemesine gerek yok; artık dümen onun elinde, ama o artık yetişkin biri.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DUYGULARIN SENİ YÖNETMESİN

Ben Nerede Kaldım?

Tükenmişlik Değil: Modern Dünyanın Dopamin Yorgunluğu